Fem de Seminer
2008 ÖSS - OKS - SBS’de “Başarı stratejileri” hakkında 9 Aralık Pazar günü Pineta Otel’de Fem Dershanesi tarafından “Pozitif Stand up” semineri düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik uzmanı Zahit Dilcioğlu katıldı. ´´
2008 ÖSS - OKS - SBS’de “Başarı stratejileri” hakkında 9 Aralık Pazar günü Pineta Otel’de Fem Dershanesi tarafından “Pozitif Stand up” semineri düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik uzmanı Zahit
Dilcioğlu katıldı. İki seans halinde düzenlenen seminere öğrenci ve veliler yoğun ilgi gösterdi.
İlk olarak öğrencilere konuşan Zahit Dilcioğlu, gençlerle kısa sürede iletişimi sağlayarak motive etti. Gençlere “Yüz binlerin yada milyonların arasından sıyrılmaya çalışıyorsunuz… Başarmak istiyorsanız; ya bir yol bulun, ya bir yol açın, yada yoldan çekilin” dedi.
Öğrencilere “Ne yapmak istiyorsunuz?” diye soru yönelten Dilcioğlu, “Yaptıkların üzerinde düşün, nereden başladığın değil, nereye ulaştığın önemlidir. Nereye gideceğini bilmeyenin hangi yoldan gittiği önemli değildir” dedi. Sınav sistemi ile ilgili gelişen uygulamalara özellikle vurgu yapan Dilcioğlu, 6. ve 7. sınıf SBS ile ilgili uygulamanın içerikleri hakkında öğrenci ve velileri bilgilendirdi;
“Öğrenciler kademeli olarak 6. 7. ve 8. sınıflarda seviye sınavlarına girecekler. Üç yıla yayılacak sınavların sonucuna göre her bir öğrenci için ‘ortaöğretime yerleştirme puanı’ hesaplanacak. Bir öğrencinin 6-7-8.sınıflarda girdiği seviye sınavlarının%70’i, Okul notlarının (diploma notu) %25’i, davranış notu ise %5 oranında etki edecek.
6. sınıf seviye sınavının ağırlığı %25
7. sınıf seviye sınavının ağırlığı%35
8. sınıf seviye sınavının ağırlığı %40 olarak alınacak.
Bu yıl 7. sınıfta okuyanlar iki kez seviye sınavına girecekleri için (geçen yıl sınav yapılamadı)
7. sınıf SBS%40, 8. sınıf SBS %60 etkili olacak” dedi.
6. Sınıf SBS 21 Haziran 2008, 7. Sınıf SBS 22 Haziran 2008 de yapılacağını hatırlatan Dilcioğlu, “Tüm okullara yerleştirme tek bir puana göre yapılacak. Her öğrenci sınava girmek zorunda değil.Örneğin spor ve güzel sanatlar liseleri ile özel liselere gidecek öğrenciler sınava girmeyebilirler. Bir öğrenci herhangi bir yıl sınava girmez veya kaçırırsa o dönem yapılan SBS de en düşük puanı alan öğrenci ile eşdeğer muamele görecek” dedi.
Dilcioğlu sınavın üç boyutluluğunu şöyle açıkladı;
1.Konu bilgisi, 2.Öğrenilen bilginin pekiştirilmesi, 3.Sınav tecrübesi.
Şunu Unutmayın!!!
Televizyonu açmak kolaydır, kapatmak zordur. Televizyon en büyük zaman hırsızıdır.
Bilgisayar başında uzun süre kaldıklarında düşünme yetenekleri yavaş yavaş azalıyor. Beyinde daralma oluşmaya başlıyor. İNTERNET ve GAME HOUSE oyunları bağımlılık yaratıyor.
Başarmak için kişisel gayret, fedakarlık ve alın teri akıtmak gerekir…
Okuduğumuz her satır, çözdüğümüz her soru; tıpkı kelebeğin kozasından çıkıp özgürlüğe kanat açması gibi bizleri geliştirir.
Öğrencilerden sonra Velilere seminer
Öğrencilerden sonra Velilere konuşan Dilcioğlu, “Anne ve babaların öncelikli görevi çocuğu iyi tanımak, küçük yaştan itibaren onların özelliklerini gözlemlemek, böylece adım adım çocuğunu keşfederek, onda var olan yeteneklerin gelişmesine zemin hazırlamaktır” dedi.
Dilcioğlu; Çocuklar için her dönemin ayrı bir önemi olduğunu vurgulayarak, her birey farklı ve özel olduğunu söylerken, velilere sordu: Sınav deyince ne anlamalıyız?
Velilerden gelen cevaplar doğrultusunda sınavlar eğitim sürecinin doğal bir parçası olduğunu vurgularken şöyle devam etti; “Gençler müthiş bir yarış içerisindeler. Yüz binlerin,
milyonların arasından sıyrılmaya çalışıyorlar. Sınavlar sayesinde gençlerimiz kendine güven duymayı, Ulaşılabilir hedef belirleme, sistemli çalışmayı öğreniyorlar. Ders çalışırken mutlaka belli bir plan ve program üzerinde çalışılmalı.
Şimdi gelelim Anne Babalar başarı yolculuğunda nasıl davranmalı? Sorusuna.
Ne söyleyeyim, ne yapayım yerine kendime ne söylenilmesini, ne yapılmasını isterdim diye düşünüp, sınava hazırlanan bir çocuk psikolojisiyle tepki göstermek. Sürekli ders çalış uyarısı yapmak, onları kontrol altında tutmaya çalışmak çocukları tedirgin eder. Yok yere stres, kaygı, korku vb. durumlara yol açar. Bu nedenle onlara hedefine göre ne kadar çalışması gerektiğinin farkına varmasını sağlamak gerekir. Yenilgilerden yılmama, hatalardan gereken dersi alma, uzun ve yorucu olan yarışta enerjiyi ekonomik kullanmak.
Çocuklarınızı asla başkalarının çocuklarıyla kıyaslamayınız. Onları olduğu gibi kabullenin, yaptıkları yada yapamadıkları yüzünden kıyastan kaçının. Onlara yeterli zaman ayırarak karşınıza alın; yaşadıklarını, hayallerini ve geleceğe dair düşüncelerini dinleyin.”
Çalışmayı Engelleyen Faktörler
Çalışırken bir şeyler atıştırmak, yemek-içmek, Yatarak veya uzanarak ders çalışmak Telefon, müzik seti, bilgisayar…gibi elektronik cihazlara bağımlılık, arkadaşlara HAYIR diyememe, çalışmayı sürekli erteleme, Tembellik Anayasasını benimseme, Motive olamamak.
11 Aralık 2007 Salı,
Üye girişi
SEMİNERLER
-
Özel Ufuk İlköğretim Okulu blank_pageUzman Psikolojik Danışman Zahit Dilcioğlu'nun seminerinde veliler konuşmacıyı soru yağmuruna tuttu. Veliler merak ettikleri soruları hem konuşma esnasında hemde konuşma bitiminde...
- 1
DUYURULAR
-
Serin havalara dikkat Sonbaharla birlikte serinleyen havalara dikkat edin. Sağlığınız her şeyin önündedir.
-
Web sitemiz yenileniyor Web sitemiz sizlere daha iyi hizmet verebilmek için yenileniyor
- 1
- 2
TAVSİYE SİTELER
HAVA DURUMU




